Karadeniz Yaylalarında ilk önce Karadeniz'in en meşhur
yaylası
olan Ayder yaylasını tanıtacağız.
Ayder, Çamlıhemşin ilçesinin 19 km. güneydoğusunda 1350 m. yükseklikte çam ormanları ile kaplı daha ziyade yayla niteliğinde bir
yerdir. Fırtına deresi boyunca eşsiz doğa güzelliklerini izleyerek
varacağınız Çamlıhemşin ilçesi hudutları dahilinde yer alan Ayder
gürgen dibiyle Aşağı ve Yukarı Ambarlık(Gelin Tülü) şelalesi,
yayla evleri, çiçekli düzleri, türlü çiçeklerdin elde edilen balı
ve şifalı kaplıcasıyla sırtını Kaçkarlara dayamış, çam örtülü
yamaçlarla kaplı cennet görünümündedir.
Yaz aylarında yerli ve yabancı turistler 55 derece sıcaklıktaki
yeraltından gelen, şifalı kaplıca suyundan yararlanmaktadır.
Kaplıca romatizmal hastalıklar, iç hastalıkları, kadın hastalıkları
ve cilt hastalıklarına iyi gelmektedir.
Sıradaki yaylamız yine meşhur bir yayla olan Handüzü yaylasıdır.Bulutların üzerinde, Rize manzaralı bir sabah kahvaltısı yapayım
diyen bir insan, bu keyifli kahvaltısından sonra tekrar Rize’deki
işine rahatlıkla yetişebilir.Akşam işten ve sıcaktan bunalan bir
doğa severin, akşam yemeğinde leziz bir yayla hoşmerini güneşin
batışını izleyerek yemesi hiç de zor değildir.
Handüzü yaylasına ulaşım Güneysu, Gürgen, Başköy veya Güneysu
Ortaköy,Kıbledağı güzergahından sağlanmaktadır.Bir gününü yaylada
geçirmek isteyenler, Rize merkezden kalkan dolmuşlarla rahatlıkla
buraya ulaşılabilir.
Handüzü yaylasından sonra şimdi sıra Rize'nin meşhur balının üretildiği Anzer yaylasında.
Doğası ve sağlığa yararlı Anzer Balının üretildiği bölge olmasınınyanı sıra çok sayıda endemik türde çiçeğe de ev sahipliği yapması
nedeniyle çok sayıda yerli ve yabancı turisti bölgeye çekmektedir.
Zengin flora ve faunasıyla görülmeye değer bölgelerdendir. Ayrıca,
alternatif turizm aktivitelerinden trekking, yamaç paraşütü ve
zirve tırmanışları için de uygun olup bir taraftan Çoruh Nehri ve
Bayburt iline, diğer taraftan da, Uzungöl Turizm Merkezine ulaşım
olanağı sağlar.
Anzer yaylası Karadeniz Bölgesi'ne has yemyeşil bir yayladır. Deniz
seviyesinden oldukça yüksekte bulunan ve Ballıköy yaylası olarak ta
bilinen bu yaylada meşhur Anzer balı üretilmektedir.
Yaylaya ulaşım Rize'nin İyidere ilçesi İyidere Köprü mevkiinden yukarıya doğru devam eden Rize - Erzurum karayolunun Dereköy (Yukarı
Velkü) yol ayrımında bulunan sağlık ocağının önünden sağa doğru ilerleyen yoldan ulaşılabilir.
Ve şimdi gelelim Rize'nin İkizdere ilçesinde bulunan adını dik kayaların yankı yapması sonucu alan Çağrankaya yaylasına.
Çağrankaya Yaylası'na sadece İkizdere'den değil Güneyce, Çayeli ve
Küçükçayır'dan da ulaşılabilir. Çağrankaya Yaylasının ismini aldığı
taş ise Küçükçayır'a bakmaktadır.
Eğer bu yaylada konaklama yapılacak bir yer olup olmadığını merak
ediyorsanız size hemen cevap verelim. Bu yaylada herhangi bir konaklama yeri olamadığını sizlere söyleyebiliriz. Eğer yine de konaklama
yapmak istiyorsanız yanınızda kamp malzemeleri getirmelisiniz.
Şimdi size tanıtacağımı Çamlıhemşin ilçesine bağlı, yüksek dağların
tepesinde bulunan Kito Yaylası'dır.
Yüksek diyarlar bir başkadır, bulutların üzerinde yalnız ve mağrur
bir ülke gibi yükselirler. Altınızda sonsuzluğa uzanan bulut denizi,
yemyeşil bir yayla ve karlı doruklarıyla yüce dağlardan oluşan bir
tablo düşünün. Doğu Karadeniz yaylaları arasında en güzel manzaraya
sahip olan Kito, tam da böyle bir tabloya benzer. İki bin metreyi
aşan yükseklikteki bir sırta konumlanan yayladan, açık havalarda
hem Fırtına Vadisi'ni hem de Kaçkarların görkemli manzarasını seyretmek mümkün. Rize'nin Çamlıhemşin ilçe merkezinden Çat'a giden
yol üzerinde yer alan Meydan köyünü geçtikten sonra, sağdaki yol
takip edilerek çıkılıyor Kito'ya. İkinci ve daha çok tercih edilen
seçenek de Pazar-Hemşin güzergâhı. Yerel halk tarafından Gito
olarak da anılan yaylanın aşağı kısımları ormanlık, üst kısımları
ise çayırlarla kaplıdır.
Kito yaylasından sonra sıradaki yayla Pokut Yaylasıdır. Pokut yaylası da Ayder ve Kito yaylaları gibi Çamlıhemşin ilçesine bağlı olan
bir Rize yaylasıdır.
Pokut sırtının güney yamacına kurulmuş yayla evleri, zaman zaman
Meğo ve Ayder Vadisi’ne biriken yer dumanı sayesinde bulutların üzerine dizilmiş inci tanelerini andırır. Yaylada hayvancılık yok. Sakinleri Ağustos ayı boyunca yaylaya çıkıp evlerini şenlendirir ve
birkaç günlük tatillerini burada geçirir. Onun için yayla yaşantısının biraz modernleştiği göze çarpar. Karanlık çökmeden Pokut sırtına tırmanışa geçilirse Karadeniz’de günbatımı bu kez deniz kenarından değil, iki binli metrelerden seyredilebilir. Kaçkarlar
tüm görkemiyle çıkar karşınıza.
Pokut yaylasından sonra yine bir Çamlıhemşin yaylası olan Palovit
yaylası. Palovit yaylası Çamlıhemşin sınırlarının içindedir fakat
arka Hemşin olarak tabir edilen Hemşin ilçesinin kullandığı bir yayladır.
Palovit ve Meleskur yaylaları günümüzde de hayvancılık faaliyetlerinin yürütülmesi itibariyle “yayla” sıfatını koruyan ve geçiş noktası olması itibariyle önemli yaylalardır.Palovit ve Meleskur yayla-
larındaki mimari yapı geleneksel taş işçiliğinden örnekler taşısa
da, eski özelliğini yavaş yavaş yitirmektedir. Bunda bu iki yaylaya
çıkarılan araba yolunun etkisi büyük olmuştur.
Sıra geldi Kavrun yaylasına. Kavrun yaylası da tanıttığımız birçok
yayla gibi Çamlıhemşin'e bağlıdır.
Kavrun yaylası 2240 m yükseklikte bulunan Rize ilinin en büyük yaylasıdır. Kaçkar Dağının eteklerinde olması ve araba yolunun çıktığı
en yakın yayla olmasından dolayı yayla turizminde de birinci sırada yer
almaktadır.
Rize ilimizde bulunan üç turizm merkezinden birisidir. 240 ev bulunan yaylamızda yaz sezonunda nüfus değişkenlik göstermektedir. Ağustos ayında 2500-5000 kişi arasında değişmektedir.
Yaylamızda Ağustos ayının başlarında başlayan ve Eylül ayının ilk haftasın da
sona eren şenliklerimiz yapılmaktadır. Yöresel bu şenliğimizin adı "VARTEVOR" olarak geçmektedir.Vartevor zamanı bir
çok yerli ve yabancı turisti ağırlayan Yukarı Kavrun Yaylası diğer
yaylalara da en yakın geçiş yoludur.
Karadeniz Yaylaları