Yağmurun Demlendiği Şehir

tarafından / Perşembe, 02 Ekim 2014 / YayımlandıRidos Bülteni

Bulutların  rağbet  ettiği bir  şehirdir Rize.. Kuraklık nedir  bilmeyen şehirden yağmur görmeden giden , şehri de görmeden gitmiştir desek  yanlış  söylemiş olmayız. Rize’ de yılın neredeyse tüm günleri bulutların seyrinde geçer ve  çoğunlukla yağmur da demlenir ve  gökyüzünden bardak  bardak boşanır ..
Rize deyince çayı da demiş  olmalıyız. Tarım  alanlarının %90 ‘ dan  fazlası  çaya  ayrılmıstır. Ülkemizdeki çay üretiminin neredeyse  tamamı rize ‘ de yapılmaktadır. Son yıllarda  artan kivi üretimi de şehrin alternatif arayan üretici yanını düşündürüyor .
Karadeniz ‘ in  hırçın  deniz  dalgalarının dövdüğü geniş sahili,bir yanı  yüksek ve  yokus , giğer  yanı  dümdüz bir  ufak  olan , bir  sınır çizgisidir. Sahil, tezatların arasına gerilmiş bir hat  gibidir.
Yeşilin maviye döküldüğü , sularda güldüğü noktada, yani yeşilin safir noktasında rize, denizlerin ve göklerin anlamını buluşturan bir  saflık sunar  gönüllere .
Bu  doğallıkla, safilikle safir duygularla, rize’ye hoş gelmemişseniz de hoş bulmuş  olursunuz.

Rize merkez  Resimleri

Rize merkez Resimleri

AYRILIĞIN DEMİNDE  DEM  TUTAN  HÜZÜN

Güneş yol tutmustu başka diyarlara ..
Botanik bahçesinde , bir vedanın öncesindeydim .
Bardaktan son  yudumumu alırken , içtiğim bütün
çaylar geldi  aklıma. Bardağın ince belinde kıvrılan son
yudum, dudaklarıma düşen son  paydı .

Güneşin , insanları  selamlarcasına bir batışı vardı .
Denizin  de  bu  batışı alkışlarcasına ışık kırılmaları..
Aklım kamaştı , bakışlarım kısıklaştı. Yüzüm ekşirken,
hüzün güldü sularda ..
Bir girmek  bir  kalmak … Gitmek nereye, nasıl , ayrılmak
ne pahasına .. ? Bir hikayem vardı burada, mutlu sona
bağlanmak istediğim. Bağlamak da neden  sonra ağlamak?
Güneşin de  burada bir hikayesi var  şehrin ardından  hep
gözyaşı dökmesi ondandı .

Bir hikayeyi bitirip , mutlu sonla üstelik , sonra da gitmek..
Zaman çay akmıştı . ” Dem bu  demdir” der eskiler. Dem ,
zaman demkti, demlenmişti elimdeki.
yağmurun demlendiği şehirdi, gitmek ve  ağlamak vakti
gelmişti . Nemlend  gözlerimde  deniz  hasreti ..
Ve güneş giderken ağladı . Ardında bir şehri bir denizi
bir nemi, birde beni  bıraktı.
Ben de gidicektim  ve  bu  kez nemi alan  gözlerim mi  olacaktı . ?
Gölgeler çekilir ve güne gider…

Ve giderim alır yollarım benii .. Ve kalırısın kalır yolların sana
Denilecek bir  noktada mıydım ?
Gitmekle kalmak arasında , denizle dağ , tatille iş  ve iki özlem arasında …
Bira dağ  havasında … Biraz gök  hevesinde…
Kalakaldım öylece. Ateş oldu dilimi kül  etti kelimeler.
İçimde bir  bahar söylenirken sustum, sustum .

Sen dudaklarınu  yapıştır istediğin suskunluğa…
İçimdendi bahardı ve bun son baharda , bir başkalık vardı .
Çay bardağı öylece kaldı .

Şehrin gözyaşlarıydı deniz.. Ya da içimdeki dalgalanma ondandır.
bilemedşm . Şehrimden dökülenlere yanaklarım yetmemişti .
Ayrılık saati gelmişti . El açıp yalvaracak bir haldeyim. gitmesem gitmesem

RİZE  - KALESİ

Rize  Panaroma

Rize Panaroma

RİZE - RESİMLERİ

RİZE   SAHİLİ

RİZE SAHİLİ

Rize Merkez Gece

Rize Merkez Gece

ZİRVE